# Bir Soru

> *CEVAPSIZ TEHLİKELİDİR*

**Language:** TR
**Source:** wecome1.com - Transparent Awareness

---

Yanıtı olmayan bir soru neden tehlikelidir?
CEVAPSIZ BİR SORU TEHLİKELİDİR



---



Dur. 



Bunu kim söyledi? 



"Cevapsız bir soru tehlikelidir. " 



Cümle otoriter bir sesle geliyor. 
Kesin. Uyarıcı. Sonlandırıcı. 
Bir kapının önüne yerleştirilmiş bir levha gibi:



GİRİLMEZ. 



Ama sormalıyız —
ve sormak zorundayız —



Kime göre tehlikeli? 
Kim için tehlikeli? 
Ve neden? 



---



PSİKOLOJİK BOYUT:
Cevapsız bir soru beni huzursuz eder. 



---



İnsan zihni belirsizliğe dayanamaz. 

Bu bir zayıflık değil — bir mimaridir. Beyin boşlukları doldurur. Yapamazsa, takılıp kalır. Takılıp kalırsa, acı verir. 


Buna belirsizliğe tahammülsüzlük denir. 


Cevapsız bir soru bu yüzden rahatsız edicidir. Uykuları çalar. Döngüler yaratır. İçeride dolanıp durur. 


Ve insan — bu rahatsızlıktan kaçmak için — bir cevap üretir. Yanlış olsa bile. Eksik olsa bile. Zararlı olsa bile. 


Cevapsız bir soruyu "tehlikeli" ilan etmek basitçe bu acıdan kaçmanın en hızlı yoludur. 


Soruyu kapatırsınız. Acıyı kapatırsınız. Kendinizi kapatırsınız. 

---



Ama şunu bir düşünün:



Gelişim nedir? 



Gelişim, cevapları bildiğiniz yerde oturmak değildir. 
Gelişim, bilmediğiniz yere doğru yürümektir. 



Cevapsız bir soruyla oturmayı öğrenmiş kişi
dünyadaki en nadir insanlar arasındadır. 
Çünkü onlar bu rahatsızlığa katlanmayı değil —
onunla yaşamayı öğrenmişlerdir. 



Soru tehlikeli değildir. 
Tehlikeli olan
soruyu kapatan cevaptır. 



---



FELSEFİ BOYUT:
Cevapsız bir soru sistemi sarsar. 



---

Felsefe tarihi
cevaplarla değil,
sorularla başlar. 



Sokrates cevap vermedi. 
Sordu. 



Ve Atina onu öldürdü. 



Neden? 



Çünkü soruları cevapsız kaldı. 
Ve cevapsız kalan her soru
"kabul görmüş cevapları" sarstı. 



"Adalet nedir? " diye sorduğunda
herkesin adil olduğunu düşündüğü her şey titremeye başladı. 
"İyi nedir? " diye sorduğunda
herkesin iyi olduğunu düşündüğü her şey çatırdamaya başladı. 



Cevapsız bir soru tehlikelidir —
çünkü halihazırda var olan cevapların
yetersizliğini ortaya çıkarır. 



Ve halihazırda var olan cevaplar

çoğu zaman iktidarın cevaplarıdır. 



---



Düşünce tarihindeki en büyük kırılmalar
cevaplardan değil,
sorulmaya cesaret edilen sorulardan gelmiştir. 



"Dünya gerçekten düz mü? "
"Tanrı'nın gerçekten istediği bu mu? "
"Kral gerçekten haklı mı? "



Bu sorular tehlikeliydi. Fakat kime göre tehlikeliydi? 



Dünyanın düz olduğunu söyleyen haritacıya göre. 
Tanrı adına konuşan din adamına göre. 
Kral adına konuşan saraylıya göre. 



Tehlikeli bir soru
bir taht için her zaman tehlikelidir. 



---

Cevapsız bir soru dünyayı açar. 
Cevaplı bir soru dünyayı kapatır. 



Felsefe cevaplar vermez — sormayı öğretir. 
Ve tam da bu yüzden
her çağda bir kenara itilir. 



Çünkü cevapsız bir soru
kontrol edilemez. 



---



SOSYOLOJİK BOYUT:
Cevapsız bir soru düzeni bozar. 



---



Her toplum bir anlatı üzerine kuruludur. 



Bu anlatı şöyle der:
"Nereden geldiğimizi biliyoruz. 
Nereye gittiğimizi biliyoruz. 
Nasıl yaşamamız gerektiğini biliyoruz. "



Bu anlatı —

ister dini, ister milli, ister ideolojik olsun —
toplumu bir arada tutar. 



Bir tutkal görevi görür. 



Ve cevapsız kalan bir soru
bu tutkalı çözer. 



---



Bir çocuk sorar:



"Neden böyle yapıyoruz? "
"Bu kural kimin kuralı? "
"Ya yanlışsa? "



Ve yetişkin cevap verir:
"Bu sorular sorulmaz. "



Bu cümle eğitim değildir. 
Bu cümle bir kapıdır. 
Kapanan bir kapı. 



Çünkü eğer "neden? " sorusu cevapsız kalırsa —
gelenekler sorgulanır,
kurumlar sorgulanır,
otoriteler sorgulanır. 



Ve sorgulanmak
otoritenin en çok korktuğu şeydir. 

---



Cevapsız bir soru tehlikelidir —
çünkü cevabı olan bir soru
sistem tarafından sindirilir. 



Bir cevap verin — sınıflandırılırsınız. 
Bir cevap verin — etiketlenirsiniz. 
Bir cevap verin — konumlandırılırsınız. 



Ama hiçbir cevap vermeyin —
ve sistem sizi tutacak bir yer bulamaz. 



Sistemin tutamadığı kişi
sistemin en çok korktuğu kişidir. 



---



ÜÇ BOYUT, TEK SONUÇ
---



Psikolojik olarak:
Cevapsız bir soru beni huzursuz eder. 
Bu yüzden onu kapatmak isterim. 

Felsefi olarak:
Cevapsız bir soru mevcut cevapları sarsar. 
Bu yüzden onu kapatmak isterler. 



Sosyolojik olarak:
Cevapsız bir soru düzeni tehdit eder. 
Bu yüzden benden onu kapatmamı isterler. 



---



"Cevapsız bir soru tehlikelidir". 



Bu cümle doğrudur. 



Ama tehlike
soranın tarafında değildir —
kapatanın tarafındadır. 



---



Bir soruyu cevaplamak bilgidir. 
Bir soruyla yaşayabilmek olgunluktur. 
Ama soruyu sormaya cesaret etmek —



işte bu özgürlüktür. 

Ve belki de en tehlikeli olan şey şudur:


Cevabı olmayan soruyu sormayan kişi
cevabı olan soruların içinde
kayboluyor. 


Rahatça. 
Güvende hissederek. 
Her şeyden habersiz.