# Kimlik

> *Bir Birey Bir Ulus DEĞİLDİR*

**Language:** TR
**Source:** wecome1.com - Transparent Awareness

---

İnsanlar neden koca bir grubu, tek bir kişinin yaptıkları yüzünden yargılar?
Bir kişi yabancı bir ülkeye adım attığı andan itibaren, haberi olmadan omuzlarına görünmez bir yük biner. Artık sadece kendileri değillerdir. Taşıdıkları dinin, ten renklerinin, sahip oldukları pasaportun bir sembolü haline gelirler. Yabancı bir toprakta her hareket, her söz, her hata — artık sadece onlara değil, ait oldukları tüm topluluğa mal edilir.


Bu önyargı değildir. Bu, önyargının doğduğu andır.


Bütünü Parçadan Okumak: Metonimik Yanılgı


Felsefede buna metonimik yanılgı denir — parçayı yerine koymak

bütünü. Tek bir bireyin davranışına dayanarak milyonlarca insan hakkında kesin bir yargıya varmak. Zihin bunu neden yapar? Çünkü kategorize etmek bilinmeyeni ehlileştirir. Yabancı bir kültürden biri bir hata yaptığında, zihin bu hatayı bir veri noktası olarak değil, bir kural olarak işler. 


Ancak bu kısayol epistemolojik bir çöküştür. 


Çünkü o birey kendi kültürü içinde tamamen sıradan bir şey yapıyor olabilir. "Tuhaf" olan davranış değildir — onu anlamlandıracak bir referans çerçevesinin eksikliğidir. Anormallik şunun zihninde yaşar

gözlemlenenin eyleminde değil, gözlemcidedir.



Tarihin En Büyük İronisi



Nazizm — 20. yüzyılın en sistematik şekilde organize edilmiş kolektif suç rejimi — bugün hala sıradan Alman insanına yansıtılmaktadır. Bütün bir halk, tek bir adam, Adolf Hitler yüzünden nesiller boyunca "Nazi" olarak damgalanmıştır.



Kolektif yargıyı en acımasız şekilde kullanan ideolojinin mirası, bugün bizzat kolektif yargının kendisi tarafından sürdürülmektedir.



Hitler Yahudileri, Romanları, engellileri — kim olduklarına bakılmaksızın — sadece doğdukları için mahkum etti. Ve bugün, bazı insanlar Hitler yüzünden Almanları mahkum ediyor.

Araç aynı. Sadece hedef değişti.


Bu bir çelişki değil. Bu bir trajedi.


Asimetrik Bir Yük


Bu mekanizma herkese eşit uygulanmıyor. Batı Avrupalı bir turist tuhaf davrandığında kimse "hepsi böyle" demez — çünkü zihin zaten o gruba dair yeterince çok boyutlu bir imaja sahiptir. Ancak daha az bilinen, yeterince temsil edilmeyen bir gruptan biri aynı şeyi yaptığında, o kişi anında tüm toplumunun yüzü haline gelir.


Bu görünmez ama çok gerçek bir baskıdır. Birey artık sadece bir insan olarak var olamaz. Sürekli olarak bir sembol olarak, bir

bir işaret, bir numune olarak. Bu varoluşsal bir adaletsizliktir.


Suç Bireyseldir. Kimlik İse Değil.


Bir kişinin işlediği suç, mensup olduğu dine karşı önyargı için bir gerekçe oluşturamaz. Yaptıkları bir hata, soylarına karşı verilecek kolektif bir hüküm için kanıt olarak kullanılamaz. Doğdukları topraklar, o topraklardan gelen herkesin mahkûm edildiği bir mahkeme işlevi göremez.


Eğer bir birey yanlış yaparsa, o birey yanlış yapmıştır. Nokta.


Adalet bireyseldir. Sorumluluk bireyseldir. Ve insan onuru — milliyet, din veya ırk fark etmeksizin — bireyseldir. Ne zaman kolektif

yargı hiç haklı görülebilir mi? Asla. Çünkü kolektif yargı, düşünmeyi reddetmeye verdiğimiz isimden ibarettir.


Başka bir insanı bir grubun temsilcisi olarak gördüğünüzde, aslında o kişiyi hiç görmüyorsunuz demektir. Kendi kafanızın içindeki kategoriyi görüyorsunuz — karşınızda duran insanı değil.


Ve o kategoriyi — siz inşa ettiniz. Başka hiç kimse değil.